13 Kasım 2018 Salı

Almanya

     
Sibel Aslanbay, Haus Schwarzer Adler'de (Almanya) sanat atölyesini açtı. 
8 Kasım 2018'de açılışını yapan genç sanatçı, 2016 yılında Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünü bitirdi. Türkiye-Almanya arasında sanat köprüsü kuran Ingo Nitzsche, 25 yıldır Almanya ve İsviçre'de genç Türk sanatçılarının sergilerine ortam hazırlıyor. Yakın zamanda kentimize de uğrayan Nitzsche, Anadolu kültürünün genç sanatçıların çalışmalarına yansıyan yorumlarına özel değer veriyor.
    



12 Kasım 2018 Pazartesi

Almanya’da Kültür-Sanat Kurumları Faşizme ve Milliyetçiliğe Karşı Seferberlik İlan Etti

Almanya’da belli başlı müze, sanat galerisi ve kültür mekânlarının temsilcileri, ülkenin dört bir yanında faşist ve milliyetçi grupların yükselişine karşı birlik olacaklarını duyurmak üzere 9 Kasım’da bir bildiri yayınladılar. Berlin, Dresden, Hamburg ve Düsseldorf’taki kültür-sanat kurumlarının katılımıyla başlayan “Die Vielen” (Çoğunluk) hareketi, Mayıs 2019’da ülke çapında bir gösteri düzenlemeyi planlıyor.
   
Berlin’de; Prusya Kültürel Miras Vakfı, Kunst-Werke Çağdaş Sanat Enstitüsü, Berliner Festspiele, Berlin Bienali, Berliner Ensemble, Schaubühne Berlin'in de aralarında olduğu 100'den fazla kurumun temsilcileri, Berlin’in merkezindeki Brandenburg Kapısı’nda toplanarak “Berlin Çoğunluk Bildirisi” başlıklı metni okudular. Aynı gün Hamburg, Dresden ve Düsseldorf’taki kurumların temsilcileri de basın topantıları düzenleyerek bildiriyi imzaladıklarını duyurdular. İmzacılar, sağ akımlara karşı birlik olmak üzere bildiride ilan edilen dört temel ilkeye ve 11 maddelik eylem çağrısına uyacaklarını ilan ettiler. Seferberlik metnindeki temel ilke ve maddeler ilk kez “Berlin Çoğunluk Bildirisi”nde ortaya kondu; diğer kentler bu ilke ve maddeleri korumak şartıyla kendi bildiri metinlerini yazabiliyor.
     
Çoğunluk Bildirisi:

18 Ekim 2018 Perşembe

Merhaba, 
Sponsor aramadan, kültür fonlarına yaslanmadan; kalkınma ajanslarına kurban olmadan, hükümet bağlantılı kültür kurumlarına, şirketlerin tanıtım bürolarına boyun eğmeden bir kültür alışverişi neden olmasın; Yani Bizbize; derneklerimizin, sendikalarımızın, vakıflarımızın, sanatçı dostlarımızın desteği ile sınır tanımadan, kendi olanaklarımızın, tanışıklığımızın ve yaratıcılığımızın gücü ile...
     
Öncelikle, yeryüzünün dertli bölgelerinin sanatçıları; Suriye, Irak, Filistin, Ukrayna, Balkanlardan sanatçılar eserlerimizle birbirimizi ziyaret edelim, buluşalım artık!

 Haberleşme:
www.67sizbiz.blogspot.com.tr
www.67sergi.blogspot.com
e-posta: 67sergi@gmail.com
   
Cep: 0542 424 38 47  İbrahim Akyürek / Serbest Fotoğrafçı 
E-posta: 67sergi@gmail.com     zsergiodasi@hotmail.com 
   Adres: SergiOdası Mithatpaşa Mah. Zübeyde Hanım Cad. No:19 Arı İşhanı Kat 1
  Zonguldak -Türkiye

17 Ekim 2018 Çarşamba

Mardin’de bir sahaf İyi ama bu kadar yeni bir yer nasıl eski şehrin ritmine uydu ve onun bir parçası oldu? Çünkü yeni kitaplar da yeni giysiler, parlak yiyecekler, vitrinlik mallar gibi geçmişsizdir. Ama sahafiye öyle mi? Her kitabın, derginin, plağın, fotoğrafın, mektubun üstünde ve içinde başka insanların parmak izleri var. Bir yaşanmışlık var, her bir sayfanın hayata değdiği bir yer, dünyaya dediği bir söz olmuş çünkü. O zaman her eski kitap bize geçmişten gönderilen bir mektuptur diyebilir miyiz?
Mardin Sahaf, sabah dükkânın önüne su serpen, komşu esnafa selam veren, oradan telaşla geçen birine kızının hangi bölümü kazandığını soran, bir cenaze arabası geçince ayağa kalkan, çayı şekersiz içen birinin önüne şeker koyan, ellerini arkasında kavuşturup yürüyen, akşam dükkânı sessizce kapatan bir tarihe ait. Nezaketin tarihine.  
https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2018/10/17/mardinde-bir-sahaf/

16 Ekim 2018 Salı

FİLM GÖSTERİSİ
6. Soğuksu Sahaf Günleri Kapsamında
  17 Ekim 2018 
 Çarşamba:18.00 
Büyük Perde'de SergiOdası

Kdz. Ereğli

 Bu Kafe’ye mutlaka uğrayın. Niçin mi? 
Kdz.Ereğli İlçesinde yaşayan Murat Kılıç isimli vatandaş, yüzde 40 otizmli kızı Merve Kılıç için “Kafe Merve“ ismini verdiği bir kafe açtı. Daha önce Gümüş ve takıcı olarak işlettiği dükkânını kızı Merve için Kafe’ye çeviren Baba Kılıç, kızının insanlarla iç içe olması ve özel çocukları topluma kazandırmak için Kafe’ye çevirdiğini söyledi. Kafe’yi açmaması halinde kızının durumu için Ege ve Akdeniz bölgelerinden birine gitmesi gerektiğini, Psikolog ve Doktoruyla konuştuktan sonra kafeyi açtığını belirten Baba Kılıç şunları söyledi;
http://www.olay67.com/bu-kafeye-mutlaka-ugrayin-nicin-mi-52899-haber/
                       

15 Ekim 2018 Pazartesi

SergiOdası'ndan Ayşe öğretmene kitap desteği
SergiOdası, Ağrı'nın Patnos ilçesinde sınıf öğretmenliği yapan Ayşe Turan'a kitap paketi gönderdi. 
Ayşe öğretmen, 500 öğrencisi ile öğretim yapan İbrahim Karaoğlanoğlu ilkokulu kütüphanesi için kitap desteği çağrısında bulunmuştu.
Zonguldak'ta 19 yıldır kültür-sanat ortamı sunan SergiOdası, konuklarının bıraktığı yayınları kitap kampanyalarına, kütüphane oluşumlarına gönderiyor. Bu şekilde kitap yollanan noktaların sayısı 40'ı aştı.     
                         

8 Haziran 2018 Cuma

İfade özgürlüğü için kitap desteği
Zonguldak SergiOdası, cezaevindeki halk müziği sanatçısı Pınar Aydınlar'a Zonguldaklı kadın yazarların (Hikmet Kuşhan, Yelda Karataş, Şükran Balekoğlu Yamak) kitaplarını gönderdi.
Sanatçı Pınar Aydınlar, 2015 yılında HDP İzmir Milletvekili adayı olduğu dönemdeki seçim çalışmalarında terör örgütünü övdüğü gerekçesiyle yargılanmış ve 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından cezası 10 aya düşürülen Pınar Aydınlar, 15 Mayıs 2018'de Almanya’dan dönmüş ve Atatürk Havalimanı'ndan gözaltına alınarak Bakırköy Adliyesi'ndeki işlemlerinin ardından Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderilmişti. Aydınlar’ın avukatı Murat Arksak da Aydınlar’ın Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne girerken çıplak arama yapıldığını iddia etmiş ve cezaevi personeli hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.
                      

29 Mayıs 2018 Salı

Emin olun ki mektup yazmak her iki taraf için de oldukça güzel, öğretici bir deneyim. Dışarıdayken onları unutmadığınızı, düşündüğünüzü ve yanında olduğunuzu yazdığınız bir mektup ile göstermek çok daha anlamlı oluyor. Sizin için ise sevdiğiniz bir insanın sesini duymak, ondan gelecek bir haberi beklemek, rafınızda biriken mektupları tekrar tekrar okumak.
    
Osmaniye‘de Mükemmel Bir Kütüphane!
Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde yaşayan 18 yaşındaki Hüseyin Ege Kök, 2 yıl önce (2015) babasına ait traktör römorkunu gezici kütüphaneye çevirerek köylerdeki çocuklara ücretsiz kitap dağıttı. Daha sonra kütüphanesi için bir mekân arayan Kök, annesi Yüksel Kök’ün önerisiyle evlerinin altındaki ahırı kütüphaneye çevirdi. Elindeki 150 kitapla kurduğu kütüphaneye annesinin adını veren Kök’e geçen yıl yayımlanan haberlerin ardından Türkiye’nin dört bir yanından kitap yardımları gelmeye başladı. 
Karaçay Gençlik Spor Kulübü'nün el birliği ile oluşturduğu kütüphane...
Kulüp 2011 yılında kuruldu: 
Karaçay Mahallesi - Osmaniye

Çaycuma

Çocuklar uçurtmaları ile gökyüzünü şenlendirdi
Zonguldak’ın Çaycuma İlçesi’nde 14. Uçurtma Şenliği Nadır Mevkiinde yapıldı. Çaycuma Belediyesi ve Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği’nin ortaklaşa yaptığı Uçurtma Şenliği gökyüzünü renklendirirken, çocukluğun önemli değeri olan, eski anılarını canlandırmak isteyen, uçurtmayı merak eden, doğa ile iç içe renkli bir hafta sonu gerçekleşti.

22 Mayıs 2018 Salı

                         
Eczacı Zafer Yaman sanatçı dostuydu...
Yıllar önce TED Zonguldak Koleji'nde fotoğraf derslerinin başlamasına, karanlık oda kurulmasına sebep oldu. Bu dersler yaklaşık yedi yıl sürdü. Kolej bahçesinin tarım dersleri için düzenlenmesini düşledi. Bir süre Zafer Eczanesi'nin vitrinine koydurduğu resim sephasında SergiOdası'nın etkinlik afişleri yer aldı. Gençlerin depresyon ilaçlarına düşkünlüğünden yakındı ve onlara "size ilaç yerine eşortman vereyim" teklifinde bulunduğunu anlattı. (İbrahim Akyürek)
                             

20 Mayıs 2018 Pazar

Ruhr 2010 Avrupa Kültür Başkenti açılışı, Essen kentindeki eski maden ocağının açık arazisi ve hangarlarında yapıldı, Zeche Zollverein’da. Avrupa’nın en büyük maden ocağı tesisleriydi burası. Çetin uğraşlardan sonra 2001 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine dahil edildi.

En Güzel Maden Ocağı

Avrupa’nın en büyük maden ocağı tesisleri burası. Tesisleriydi, daha doğrusu. 1986 Aralık’ında son vardiya yapılıp da son kömür çıkarıldıktan sonra kapatıldı. Önce yıkmak istediler tamamen, 100 hektarlık arazisinin hangi amaçlarla kullanılabileceği tartışıldı yıllarca, çetin uğraşlardan sonra 2001 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine dahil edildi. Yani bir maden ocağı, katedraller, manastırlar, milli parklar gibi anıt olarak kabul görüp koruma altına alındı. 
  
Zamanında bu maden ocağında pek çok Türk işçi de çalıştı. Zollverein, onlar için sadece bir ekmek kapısı değil, yabancı bir topluma girişin ilk adımıydı. Kapatılması herkeste bir şok etkisi yarattı, ama daha çok da onlarda. Çünkü memleketi terk edip Almanya’ya geliş nedeni birdenbire ortadan kaybolmuştu. Yine de birçoğu ailesiyle beraber maden ocağının bulunduğu semtte, yani Katernberg’te kalmayı seçerek kendi kültürünü oraya taşıdı. Manavı, bakkalı, terzisi, restoranı, dönercisi, kültür dernekleri, spor kulüpleri ve Zollverein’ın iki kilometre ötesindeki Fatih Camii ile gündelik yaşamları devam ediyor. 
  
Ancak endüstriyel tarihin parçası olmamış herhangi bir turist için bambaşka anlamlar taşıyabiliyor Zollverein. Ziyaretçiler arasında yapılan bir anket en çok mimarisinden etkilenildiğini gösteriyor. Bu durumda, iki mimar Kremmer ve Schupp amaçlarına ulaşmış gibi görünüyor. 1929’da demişler ki: “Endüstri, dev mekânlarıyla kentin ve doğanın çehresine zarar veren bir organ olmaktan çıkmalı, çalışmanın sembolü, şehrin sakinlerinin yabancılara gururla gösterebilecekleri bir abide haline gelmeli.” 
2010
Ruhr'u, işte bu yüzden örnek verdim. Adamlar koskoca bir sanayi havzasını kültür bölgesi haline getiriyorlar, biz kalıcı bir iş yapmamamız bir yana, Üçüncü Selim'in Aynalıkavak Kasrı'na alüminyum oluk takıyoruz!

İstanbul ve Ruhr

Murat Bardakçı 

RUHR havzası, Almanya'nın yüzlerce senelik kömür ve sanayi bölgesidir. Özellikle iki dünya savaşı öncesinde parlayan askerî üretimin ihtiyaçları başta olmak üzere ısınmadan sanayie kadar hemen her alanda gereken kömür buradan karşılanmıştır.
Bölge başta Essen ile Duisburg, Dortmund ve Gelsenkirchen olmak üzere 53 şehir ve kasabadan meydana gelir. "Ruhr" demek "kömür" demektir ve günlük hayatın kömür ve sanayi ağırlıklı olması yüzünden havza 19. asırdan buyana "erkek" ve "erkeklikle özdeşleşmiş bölge" kabul edilir.
"Edilir" değil, "edilirdi" demem daha doğru olacak; zira Ruhr artık sanayi değil, sadece bir sanat ve kültür bölgesi... Bütün madenler kapatıldı, bu sektördekiler başka iş alanlarına yönlendirildiler.
Almanlar, Ruhr'u kömür havzası olmaktan çıkartıp kültür ve sanat bölgesi haline getirmek için birkaç seneden buyana çaba sarfediyorlardı ve aldıkları örnek de, Birleşik Amerika'nın Pittsburgh şehriydi. Bundan çeyrek asır öncesine kadar Amerika'nın en büyük çelik merkezi olan Pittsburgh'daki tesisler yavaş yavaş kapatılıp başka yerlere taşınmış, şehrin ortasından geçen Ohio ve Manongahela Nehirleri'nin iki tarafındaki büyük fabrika binaları da sanat merkezi, sergi salonu ve müze haline getirilmişti.

PITTSBURGH'UN İLHAMI

2010
 SergiOdası'ndan Almanya'daki gurbetçi derneklerine mektup gitti
 
Zonguldak SergiOdası program yönetmeni, belgesel fotoğrafçı İbrahim Akyürek Almanya'daki iki gurbetçi derneğine birer mektup gönderdi. Gönderilen mektupda Zonguldak ve çevresindeki sanatçılar ile gurbetçi dernekleri arasındaki bağın kurulmasında daha fazla gecikilmemesi istendi. Bu konuda SergiOdası'nın objektif, programlı katkı sunmaya hazır olduğu belirtildi.
 
Avrupa Zonguldaklılar Kültür ve Dayanışma Derneği ile Avrupa Devrekliler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Kültür Derneği'ne gönderilen mektubun tamamı şöyle:
Derneğinizin Almanya'daki ve Zonguldak’a uzanan çalışmalarını/ilişkilerini ilgi ve merakla izliyorum.

Ne var ki, kültür çalışmalarınızın daha kapsayıcı, tabandan, bürokrasi dışına taşan çerçeveye yayılmasını beklerdim.

Bu arada, çevremdeki sanatçıların ve kurumlarının Almanya'daki hemşehri dayanışma ağından yararlanmayı neden düşünmediklerini de çözemedim.

Yine de kentimizdeki kültür-sanat dernekleri ile gurbetteki yurttaşlarımızın kurumları arasındaki bağın niçin bir türlü kurulamadığı kocaman bir soru işareti olarak duruyor.

Artık bu anlaşılmaz sorunun ortadan kalkmasını bekliyorum, bekliyoruz.

Zonguldak, Ereğli, Çaycuma ve Devrek’de yazarı, çizeri, ressamı fotoğrafçısı, müzisyeni, tiyatrocusu, folklorcusu, sinemacısı ile yerel sanatçılar kültür taşıyıcısı neden olmasınlar?

Bugünün genç sanatçıları; Almanya’ya ilk göçü veren bir kentin tarihinin Avrupa’ya taşınan parçasını neden şimdiden tanımasınlar? Sizin çocuklarınız yeteneklerini Zonguldak ve çevresinde neden sergilemesin, atalarının bırakıp geldiği şehirleri tanımasınlar!

Madem her iki taraftaki derneklerimiz sivil demokratik oluşumlar, o halde aralarındaki bağların ön yargısız kurulmaması için bir neden yok.

19 yıldır Zonguldak’ta kültür-sanat ortamı sunan SergiOdası, arzu ederseniz uzun vadeli, programlı karşılıklı kültür alışverişinde aracı olarak objektif katkı sunmaya hazır olacak.
www.67sergi.blogspot.com 
         e-posta: 67sergi@gmail.com 
2018 

1 Mayıs 2018 Salı

   

"Bir Sergi, Bir Kültür Gezisi" Fotoğraf Sergisi Açıldı
"Bir Sergi, Bir Kültür Gezisi" başlıklı fotoğraf sergisi 8 Mayıs 2017'de  Zonguldak SergiOdası'nda açıldı.
Soğuksu SergiOdası Atölye'de açılan sergide, Almanya'da gerçekleşen bir kültür programına katılan İbrahim Akyürek'in görsel izlenimleri yer alıyor. 
Bilindiği gibi Türkiye'den on sanatçının yer aldığı "Anadolu'dan Hikayeler" Sergisi Almanya'nın Rheinfelden kentinde açılmış, sergiye eserleri seçilen ressam Necdet Kutoğlu da etkinliğe Zonguldak'tan davetli olarak katılmıştı.
Ayrıca; fotoğrafçı, SergiOdası yöneticisi İbrahim Akyürek de Ingo Nitzsche'in davetlisi olarak etkinliği izlemek için Almanya'ya gitmişti. 
Sergiyi projelendiren ve katılan sanatçıları seçen sanat tarihçisi Ingo Nitzsche ülkemizde Türk-Alman kültür diyaloğu çerçevesinde yaptığı çalışmalarıyla tanınıyor. Ingo Nitzsche, Anadolu kültürünün genç sanatçıların çalışmalarında yansıyan yorumlarına özel değer veriyor.
Sanat ve Tarih Evi Haus Salmegg bünyesinde açılan sergide şu sanatçıların eserleri yer aldı: Hatice Abalı, Duygu Akyol, Ramazan Can, Ayça Ceylan, Necdet Kutoğlu, Neziha Mühürcü, Ayşe Öcal, Ümmühan Türk, Şükran Üneş, Ali Gün Yıldırım.
Etkinlik nedeniyle Almanya'da bulunan sanatçılar dört gün boyunca Basel Güzel Sanatlar Müzesi (İsviçre) dahil müze, sergi galerisi ve sanat atölyesi gezdiler.
55 fotoğraflık sergi 22 Mayıs 2017 tarihine kadar saat 12.00-18.00 arası açık olacak.
Sergi ziyaretçileri ayrıca Hasan Bülent Kahraman ve Mehmet Ergüven'in kitaplarına ulaşma fırsatı bulacak.
SergiOdası'nın sergi hazırlıklarını B. Ecevit Üniversitesi (BEÜ) GSF Resim Bölümü ilk mezunlarından Muhammet Ali Avcı gerçekleştiriyor.
SergiOdası: Atölye
Terakki Mahallesi, Mehmet Akif Ersoy Sok. No:12
Yazıcılar Yurdu Karşısı Soğuksu - Zonguldak
67sergi@gmail.com