20 Mayıs 2018 Pazar

Ruhr 2010 Avrupa Kültür Başkenti açılışı, Essen kentindeki eski maden ocağının açık arazisi ve hangarlarında yapıldı, Zeche Zollverein’da. Avrupa’nın en büyük maden ocağı tesisleriydi burası. Çetin uğraşlardan sonra 2001 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine dahil edildi.

En Güzel Maden Ocağı

Avrupa’nın en büyük maden ocağı tesisleri burası. Tesisleriydi, daha doğrusu. 1986 Aralık’ında son vardiya yapılıp da son kömür çıkarıldıktan sonra kapatıldı. Önce yıkmak istediler tamamen, 100 hektarlık arazisinin hangi amaçlarla kullanılabileceği tartışıldı yıllarca, çetin uğraşlardan sonra 2001 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine dahil edildi. Yani bir maden ocağı, katedraller, manastırlar, milli parklar gibi anıt olarak kabul görüp koruma altına alındı. 
  
Zamanında bu maden ocağında pek çok Türk işçi de çalıştı. Zollverein, onlar için sadece bir ekmek kapısı değil, yabancı bir topluma girişin ilk adımıydı. Kapatılması herkeste bir şok etkisi yarattı, ama daha çok da onlarda. Çünkü memleketi terk edip Almanya’ya geliş nedeni birdenbire ortadan kaybolmuştu. Yine de birçoğu ailesiyle beraber maden ocağının bulunduğu semtte, yani Katernberg’te kalmayı seçerek kendi kültürünü oraya taşıdı. Manavı, bakkalı, terzisi, restoranı, dönercisi, kültür dernekleri, spor kulüpleri ve Zollverein’ın iki kilometre ötesindeki Fatih Camii ile gündelik yaşamları devam ediyor. 
  
Ancak endüstriyel tarihin parçası olmamış herhangi bir turist için bambaşka anlamlar taşıyabiliyor Zollverein. Ziyaretçiler arasında yapılan bir anket en çok mimarisinden etkilenildiğini gösteriyor. Bu durumda, iki mimar Kremmer ve Schupp amaçlarına ulaşmış gibi görünüyor. 1929’da demişler ki: “Endüstri, dev mekânlarıyla kentin ve doğanın çehresine zarar veren bir organ olmaktan çıkmalı, çalışmanın sembolü, şehrin sakinlerinin yabancılara gururla gösterebilecekleri bir abide haline gelmeli.” 
2010