17 Ekim 2018 Çarşamba

Mardin’de bir sahaf İyi ama bu kadar yeni bir yer nasıl eski şehrin ritmine uydu ve onun bir parçası oldu? Çünkü yeni kitaplar da yeni giysiler, parlak yiyecekler, vitrinlik mallar gibi geçmişsizdir. Ama sahafiye öyle mi? Her kitabın, derginin, plağın, fotoğrafın, mektubun üstünde ve içinde başka insanların parmak izleri var. Bir yaşanmışlık var, her bir sayfanın hayata değdiği bir yer, dünyaya dediği bir söz olmuş çünkü. O zaman her eski kitap bize geçmişten gönderilen bir mektuptur diyebilir miyiz?
Mardin Sahaf, sabah dükkânın önüne su serpen, komşu esnafa selam veren, oradan telaşla geçen birine kızının hangi bölümü kazandığını soran, bir cenaze arabası geçince ayağa kalkan, çayı şekersiz içen birinin önüne şeker koyan, ellerini arkasında kavuşturup yürüyen, akşam dükkânı sessizce kapatan bir tarihe ait. Nezaketin tarihine.  
https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2018/10/17/mardinde-bir-sahaf/

Hiç yorum yok: